MEHMET.Sigirci'YEşil-isik

MEHMET.Sigirci'YEşil-isik köse yazılarım ve begenecekleriniz

03/05/2026
YOKLUKDAN VAROLUŞVARLIKDAN YOKOLUŞ Herkesin dilinde bir "tükenmişlik" hali. Bizim kuşağı düşündükçe hayret ediyorum; sah...
18/04/2026

YOKLUKDAN VAROLUŞ
VARLIKDAN YOKOLUŞ
Herkesin dilinde bir "tükenmişlik" hali. Bizim kuşağı düşündükçe hayret ediyorum; sahiden bizim psikolojimiz o kadar dayağa ve yokluğa rağmen nasıl oldu da bozulmadı?
​Bizim zamanımızda disiplin hayatın birinci gayesiydi. Anneden, babadan, komşudan, öğretmenden sopa yemek hayatın doğal bir parçasıydı. Şimdiki gibi "özgüven zedelenmesi" uyarısı yoktu; tokat işin masum olanı idi "Deynek" ile dayak yerdik, kalın cetvel adaleti sağlar, biz de "helaldir" deyip oyunumuza bakardık. Ebeveynlerimizin bizimle "nitelikli vakit geçirme" lüksü de yoktu. Akşama kadar iş güç derken güneş batar, yorgun argın uyunurdu. Kimsenin ayrı odası yokdu herkes birlikde yatardım. Biz ya sokakta top peşinde ya da ağır işlerde çalışıp eve katkı sağlama derdindeydik.
​Öyle protein hesabı, gelişim diyeti hiç duymadık. Bir ekmek, bir domatesle sabahtan akşama koştururduk. Ama asıl ibretlik olan şurası: Bizim bir domatesle şükredip sokakta kenetlendiğimiz o günlerden, her türlü imkanın ayaklarına serildiği, el bebek gül bebek büyütülen bir nesle geldik. Ne acıdır ki; önlerine dünyalar serilen bugünün çocukları, bu denli bolluk içinde neden cinnetin eşiğinde geziyor, neden şiddete ve katliama meylediyor?
​Belki de sırrımız, yoklukla yoğrulurken sahip olduğumuz "şükür" duygusuydu. Biz zorlukla var olmayı öğrendik, şimdikiler ise varlık içinde yok olup gidiyorlar.​Domates, ekmek ile sağlam bir psikoloji oluyormuş.
Bolluk İçinde yokolup gidiyoruz,
​Deynek adaletini görmemiş cinnet eşiğine koşan yeni nesil bakalım daha başımıza neler getirecek.
Aile yaşam şartlarının ve devlet politikaların kapsamlı olarak değiştirilmesini hemen hayata geçirilmesini istiyorum.
Yoksa koca bir ümmeti ve milleti yok edeceğiz.
Kalın sağlıcakla.
Mehmet SIĞIRCI
çıkar çıkar

3 harflilerden Ramazan kolisi almayın.Ramazan kolilerine dikkat edin, tarihi geçmeye yakın gıdaları koyarlar.Garip gureb...
19/02/2026

3 harflilerden Ramazan kolisi almayın.
Ramazan kolilerine dikkat edin, tarihi geçmeye yakın gıdaları koyarlar.
Garip gureba canının istediğini, evinin eksiğini alsın.
İnfak ettiğimiz paranın karşılığı satılmayan, kullanım ömrü geçmek üzere olan mal olmasın.
Temel gıda bir şekilde temin ediliyor, insanların ne eksiği olduğunu bilmemiz mümkün değil.
Şu mübarek günde bizim uygun gördüğümüz değil.
İhtiyacı olan nasip olsun.
Amel niyete göredir. Aman kim uğraşacak diye yapılan hasenatdan bereket gelmez derdi. Hazret Süleyman emmi.
Hayırlı Ramazanlar.
M. SIĞIRCI

Allah rahmet eylesin.
07/02/2026

Allah rahmet eylesin.

Çocuklar Ölüyor ÖldürülüyorBir çocuk öldüğünde sadece bir can gitmez.Bir ülkenin geleceği biraz daha kararır.Ama biz bun...
26/01/2026

Çocuklar Ölüyor Öldürülüyor
Bir çocuk öldüğünde sadece bir can gitmez.
Bir ülkenin geleceği biraz daha kararır.
Ama biz bunu artık haber diliyle söylüyoruz. Soğukkanlıyız. Alışığız.
“Bir çocuk daha…” deyip, başımızı başka tarafa çeviriyoruz.

Oysa çocuk ölümü, insanlığın iflasıdır.

Bu ülkede çocukları öldüren yalnızca eli kanlı katiller değildir.
Onları görmeyen sokak,
duymayan komşu,
“Bana dokunmayan yılan” diyen toplum,
“Takdir-i ilahi” diyerek vicdanını rahatlatan anlayış da bu suçun ortağıdır.

En yakıcı olanı da şudur:
Tertemiz ailelerin çocukları, sokakların başıboşluğuna terk edilmiş serseriler tarafından hayattan koparılıyor.
Bu cinayetler tesadüf değil,
bu ölümler kader hiç değil.

Bir çocuğun hayali yarım kalıyor,
oyuncağı odada kalıyor,
ayakkabısı kapının önünde…
Ama biz hâlâ rakam konuşuyoruz.
Hâlâ “kaçıncı vaka” diyoruz.

Sorulması gereken soru şudur:
Bu çocuğu kim koruyamadı?

Devlet mi?
Toplum mu?
Yoksa susarak suç ortağı olan herkes mi?

Bir çocuğun çığlığı duvarları aşıp kulağımıza gelmiyorsa,
o ev sadece dört duvar değildir;
o ev, toplumun utanç odasıdır.

Çocuklar bu ülkede korunmaz.
Korunur gibi yapılır.
Bir açıklama gelir,
bir kamera konur,
bir başsağlığı mesajı paylaşılır…
Sonra her şey unutulur.

Ama toprak unutmaz.
Toprak, kendisine emanet edilen çocukları bir bir sayar.

En acı gerçek de budur:
Çocuklar ölürken büyükler susar.
Suskunluk bazen korkudur,
bazen menfaat,
çoğu zaman ise ahlaki çöküştür.

Bir gün bu ülke,
çocuk mezarlarının gölgesinde hesap verecek.
O gün geldiğinde,
“Ben yapmadım” demek kimseyi kurtarmayacak.

Çünkü bazı suçlar işlenmez; seyredilir.
Ve seyreden de suçludur.

Bir çocuk öldüğünde,
insanlığımızdan bir parça daha toprağa gömülür.
Geriye kalan tek şey utançtır.

Ve bu utanç,
hiçbirimizin yakasından düşmez.
Köşe Yazarı Mehmet Sığırcı

02/12/2025

.kaymakamligi58 memleketin iki kıymetli değeri.
Bizi tarih biri kültür.
ve .erdogmus1 hocamın ellerinden öperim.

GİTTİLERKoca bir kuşak ziyan oldu gitti. Hem de sessiz sedasız değil, bağıra çağıra bütün dini, ahlaki ve kültürel değer...
03/11/2025

GİTTİLER
Koca bir kuşak ziyan oldu gitti. Hem de sessiz sedasız değil, bağıra çağıra bütün dini, ahlaki ve kültürel değerlere, ağız dolusu küfürler ederek, arkasına dahi bakmadan. Gittiler..
Evlilik den nefret eden. Aile ortamı nedir bilmeden. Hane sıcaklığı hissetmeden. Sofra bezine diz çöküp, aynı kaptan kaşıkla yemek yemeden. Misafire hoş geldin demeden. Komşunun cenazesinde ağlamadan, düğünün de halay çekmeden. Gittiler…
Arkadaşıyla sokakda oynamadan. Kapı komşuya hal hatır sormadan, selam vermeden. Yeter gayrı akşam oldu gir içeri diye çağırılmadan. Bayramlarda amca, teyze ziyaret etmeden. Tatile dediler. Gittiler…
Aman kızım bu evden gelinliğinle çıktın kefeninle gelirsin. Damada sen de bizim bir evladımızsın artık, kızımız sana emanet, yuvana sahip çık. Maddi ve manevi zor zamanlar da biz yanındayız denmeden.. Pastane köşelerin de kendi aralarında nişanlanıp. Yanımda kaynana, kayınbaba istemem dedi. Balayına. Gittiler.
Öğretmeni gördüğü yerde köşe bucak saklanmadan. Okul çıkışı geç kalırsam babam kızar, eve gitmem gerek demeden. Hata yaparken mahalleden biri görür evdekilere söyler diye korkmadan. Edepsizliklerini tik tok da yayınlayarak Gittiler…
Zibidi saç modelleri. Burnunda halka gibi piercing dedikleri demir. Göbek deliği ortada, saçma sapan kıyafet dedikleri, taş devri çıplaklığındaki çaputları giyip. Gittiler…
Büyüğünü gördüğün de eli yansa dahi, sigarayı avuç içinde saklamadan. Taş, hap, ot, çöp dediğimiz uyuşturucu maddeleri sokak ortasında içip, Güzel kafa yapıyor diyerek. Yarı baygın sürünerek. Gittiler…
Bir nesli bu şekilde elimizden kaçırdık.
Allah mekanını cennet eylesin, sözlerimi dava çizgisinin asla dışına çıkmamış Milli Gazetenin yarım asırlık merhum köşe yazarı Mehmet Şevket EYGİ hocamızın bir kesiti ile bitirmek istiyorum.
Ana-babalar, çocuklarınıza bilhassa kızlarınıza sahip çıkınız, onları zabt u rabt altına alınız, koruyunuz. On beş yaşında öğrenci kızın makyaj yapması, bar karısı gibi davranması, şuh ve şehvetli pozlar sergilemesi doğru değildir. Korunmayan oğullarımızın, kızlarımızın başına felaketler geliyor, bazısı öldürülüyor ve çok üzülüyoruz. Son pişmanlık faide vermez. Ciğerparelerimize göz kulak olalım.
Demiş bir yazısında.

GİTTİLERKoca bir kuşak ziyan oldu gitti. Hem de sessiz sedasız değil, bağıra çağıra bütün dini, ahlaki ve kültürel değer...
03/11/2025

GİTTİLER
Koca bir kuşak ziyan oldu gitti. Hem de sessiz sedasız değil, bağıra çağıra bütün dini, ahlaki ve kültürel değerlere, ağız dolusu küfürler ederek, arkasına dahi bakmadan. Gittiler..
Evlilik den nefret eden. Aile ortamı nedir bilmeden. Hane sıcaklığı hissetmeden. Sofra bezine diz çöküp, aynı kaptan kaşıkla yemek yemeden. Misafire hoş geldin demeden. Komşunun cenazesinde ağlamadan, düğünün de halay çekmeden. Gittiler…
Arkadaşıyla sokakda oynamadan. Kapı komşuya hal hatır sormadan, selam vermeden. Yeter gayrı akşam oldu gir içeri diye çağırılmadan. Bayramlarda amca, teyze ziyaret etmeden. Tatile dediler. Gittiler…
Aman kızım bu evden gelinliğinle çıktın kefeninle gelirsin. Damada sen de bizim bir evladımızsın artık, kızımız sana emanet, yuvana sahip çık. Maddi ve manevi zor zamanlar da biz yanındayız denmeden.. Pastane köşelerin de kendi aralarında nişanlanıp. Yanımda kaynana, kayınbaba istemem dedi. Balayına. Gittiler.
Öğretmeni gördüğü yerde köşe bucak saklanmadan. Okul çıkışı geç kalırsam babam kızar, eve gitmem gerek demeden. Hata yaparken mahalleden biri görür evdekilere söyler diye korkmadan. Edepsizliklerini tik tok da yayınlayarak Gittiler…
Zibidi saç modelleri. Burnunda halka gibi piercing dedikleri demir. Göbek deliği ortada, saçma sapan kıyafet dedikleri, taş devri çıplaklığındaki çaputları giyip. Gittiler…
Büyüğünü gördüğün de eli yansa dahi, sigarayı avuç içinde saklamadan. Taş, hap, ot, çöp dediğimiz uyuşturucu maddeleri sokak ortasında içip, Güzel kafa yapıyor diyerek. Yarı baygın sürünerek. Gittiler…
Bir nesli bu şekilde elimizden kaçırdık.
Allah mekanını cennet eylesin, sözlerimi dava çizgisinin asla dışına çıkmamış Milli Gazetenin yarım asırlık merhum köşe yazarı Mehmet Şevket EYGİ hocamızın bir kesiti ile bitirmek istiyorum.
Ana-babalar, çocuklarınıza bilhassa kızlarınıza sahip çıkınız, onları zabt u rabt altına alınız, koruyunuz. On beş yaşında öğrenci kızın makyaj yapması, bar karısı gibi davranması, şuh ve şehvetli pozlar sergilemesi doğru değildir. Korunmayan oğullarımızın, kızlarımızın başına felaketler geliyor, bazısı öldürülüyor ve çok üzülüyoruz. Son pişmanlık faide vermez. Ciğerparelerimize göz kulak olalım.
Demiş bir yazısında

Address

Sivas

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when MEHMET.Sigirci'YEşil-isik posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to MEHMET.Sigirci'YEşil-isik:

Shortcuts

Share

Category