20/01/2021
.
📸:
✍:
Ferrari F355
1980’ler otomobil dünyasının altın çağları olarak kabul edilse de, ikici yarısı bir İtalyan için pek iç açıcı geçmemişti…
Enzo Ferrari 1988 yılında, şahlanan atlarına veda etmiş, onun dokunduğu son Ferrarilerin süper sporu F40, Porsche 959’un, 12 silindirlisi Testarossa, Lamborghini Countach’ın, gerisinde kalmış, 8 silindirli sınıfında ki 348 ise hayal kırıklığı yaşatmıştı.1980’ler Enzo’nun masalının en kötü yılları olmuştu.
Enzo’nun rüyasının devamı için sihirli bir dokunuş gerekiyordu. 1991 yılında, Enzo’dan sonra büyük tartışmaların yaşandığı Ferrari başkanlığı koltuğuna Fiat’ın başındaki Gianni Agnelli’nin kararıyla Luca Cordero di Montezemolo geçiyordu ve Ferrari’de rönesans başlıyordu.
Enzo’nun ruhuna yakışacak şekilde ilk dokunuşlarını Formula 1’de yaptı, şahlanan at 1983 yılından 16 sene sonra ilk defa 1999 yılında markalar şampiyonu olmuştu. Takımın yönetim kısmına Niki Lauda, Claudio Lombardi gibi efsane isimleri yerleştirmiş, efsane pilot Michael Schumacher kazandırılmış ve 2000 – 2004 yılları arasında 5 sene üst üste markalar ve pilotlar şampiyonluğu Ferrari’nin olmuştu.
Kuşkusuz bu başarıda Formula 1 araçlarının kalbinin motorlarının tasarımını yapan Paolo Martinelli’nin sihirli dokunuşlarının da etkisi büyüktü.
1957 yılında efsanevi motor tasarımcısı Vittorio Jano’nun Enzo’nun oğlu Dino ile berbaer başladıkları, Dino’nun 1956 yılında hayata veda etmesiyle göremediği Dino V6 motor, 1960 yılında Dino V8’e evrilip, türlü varyasyonlarla 48 sene boyunca 8 silindirli Ferrarilerin kalbi olmayı başaracaktı. (Son sürümü 360 Modena’da kullanılan 3,6 litrelik V8)
Paolo Martinelli 1994 yılında Formula 1 araçlarının motorlarını tasarlama görevine atandığında onun büyüsünde kalan motor, ilk yol otomobili F355 için tasarladığı Dino V8’in 3,5 litrelik ve silindir başına 5 sübaplı motor oldu. 380 beygir gücündeki motor litre başına elde ettiği 108.7 beygir ile, bir efsanenin litre başı 103 beygir elde eden Mc Laren F1’in rekorunu egale edip, zirveye oturuyordu.
Bu rekortmen motor, Pininfarina imzalı bir dış tasarımla birleştiğinde ise ortaya kusursuz bir başyapıt çıkmıştı…